PAYLAŞ

Pandemide en çok etkilenen yerlerden biri tiyatrolar oldu. Mart 2020 yılında başlayan pandemi süreci ile sanat etkinlikleri ve tiyatro oyunları yapılamadı. Ünlü oyuncu Emre Kınay pandemi sürecine ilişkin, maalesef pandemi en çok bizi bitirdi şeklinde konuştu.

Pandemi süre zarfında dijitaltiyatro.com sitesi açan Emre Kınay, tiyatro oyunlarını online olarak yayınlayacak. Yayınlanacak olan oyunların bazısı banttan çekilerek oyunları çeşitli kameralar ile yardımıyla görüntülenecekken, bazı oyunları ise ‘televizyon tiyatrosu’ gibi çekeceklerini belirtiyor. Emre Kınay ile pandemi sürecinden, oyunculuğuna ve gelecek projelere ilişkin söyleşi yaptık.

Pandemi süreci sizin için nasıl geçiyor, neler yapıyorsunuz bu dönemde?

Çok sıkıcı geçiyor.. Hakkikaten hayattan soğudum. Hiçbir şey yapmıyorum. Okuyup edip ne yapacağız diye düşünüyoruz deli gibi. İyi şeyler oldu. Tiyatro dışında bir şeyle ilgilenmiyordum uzun yıllardır. Organik zeytinyağı ve tiyatro, sanat, Ege, amfi tiyatrolar vs çok bağlantılıdır zaten. Çocukluğumda da yapmışlığım vardı. Bu boş dönemde ve öncesinde başlayan 2 yıldır Ar-Ge gibi bir şey yapıyoruz, zeytinyağı üretiyorum. dijitaltiyatro.com diye bir sayfa açtık. Bütün oyunlarımızı artık salona seyircinin çok az geleceğini düşünerek dijitalde de seyircinin izleyebileceği üstelik dünyanın her yerinden izleyebileceği  bir platform yaptık. Onun dışında kendi kişisel gelişimim için bir şey yapamadım. Sıkıntılıydı.  Yemek yedik bol bol durmaksızın. 8 kilo aldım, şimdi onları nasıl vereceğim diye kara kara düşünüyorum. Saçma sapan bir dönem hepimiz için.

Bize bir gününüzü anlatabilir misiniz?

Bir günüm bir günüme benzemez benim. Ortalama alacak olursak bir kere az uyurum. 5’te yatıp 10’da kalkıyorum ya da 2’de 3’de uyursam kazara sabahın 7’sinde kalkıyorum. Pandemi döneminde yapacak hiçbir şey yok. Çayımı demlerim otururum. Borsa takip ediyorum, zeytinyağı için tasarımlara bakıyorum, tadımlar yapıyorum. Piyasa araştırması yapıyorum, onunla ilgili kontakları arıyorum soruyorum. Onun dışında da Duru ile ilgileniyorum. Onlar bizden daha çok etkilendiler, çocuklar daha çok etkilendi.

Pandemi sürecinden tiyatronuz nasıl etkilendi?

Bittik. Şaka değil. Şu anda hiç kimse maaş almıyor, hiç kimse beş kuruş para kazanmıyor. Biz burada nöbet tutuyoruz sadece.

Tiyatronuzda oyunlar nasıl online yayınlanacak?

İki türlü olacak biri banttan biri canlı. Banttan daha önceden oynadığımız oyunları çekeceğiz birkaç kamerayla yani dünyadaki örnekleri gibi. Bunu sadece biz yapmıyoruz bu arada. İngiltere’de  National Tiyatro’dan Almanya Berliner Ensemble’den hepsi bunu yapıyorlar. Başka bir kültür olduğu için orada durum biraz daha başka.  Dolayısıyla da bizde onun gibi seçeneğe göre bir koltuk seçip kamerayla çekeceğiz. Seyirci oturduğunda izler gibi hangi açı nasıl görürse oradan öyle çekeceğiz. İkinci seçenek televizyon tiyatrosu gibi çekeceğiz. 1-2-3-4-5 kamerayla. Yakınlarında görecek gibi çekeceğiz. Tabi ki bir tık daha ücretli olacak çünkü tiyatro açıldığında gelen seyircinin gelmesini teşvik etmek için. Çünkü tiyatro canlı yüz be yüz yapılır aslında. Bu tamamen dünyanın geçiş döneminde biz mesleğimizden ekonomik olarak da sürdürülebilirliği sağlamak için yapıyoruz bunu. Tiyatro çok özgür bir alandır metinleriyle yaratıcılıklarıyla vs. Dolayısıyla da  seyirciyle yapmak istiyoruz. Onun dışında da şuanda oynamadığımız  oyunları banttan yayınlayıp seyircinin görüşüne açacağız. Orada da bilet fiyatını ekonomik tutup seyircinin isterse destek amaçlı olarak beş bilet almasını anlatacağız belki de o bize destek kampanyası olacak sonuçta bilete açacağız.

Son dönemdeki dizi sektörünü nasıl buluyorsunuz?

Çok iyi buluyorum. Türkiye’nin dizi sektörü gayet iyi durumda. Biraz dijital mesele kafayı karıştırıyor. Çünkü mecra giderek dijitale kayıyor fakat bütçelerde bir kayma yok. Aynı parayı kazanmaya devam ediyor iş grupları iş verenler. Ancak işi yapanlar aynı derecede para kazanmıyorlar. Orada da bir adaletsizlik oluyor. Ben hala konvansiyonel olan tiyatronun konvansiyoneli vardır televizyonun da konvansiyoneli vardır. Herkesin antenle ulaşabildiğini tercih ederim. Dijitali yok saymam çok da önemserim ama şu cümleyle geliyor herkes ‘ dijitale iş yapıyoruz bütçemiz gördüğünüz gibi’ Bütçemiz gördüğünüz gibi değil. Bütçe bayağı film çekiyorsunuz oraya da.

En son  Kırmızı Oda dizisinde yer aldınız. Gerçek hikayelerden oluşan bir dizide yer almak sizi etkiledi mi?

Aktörün öyle bir durumu yok maalesef. O  rolü önerdiler konuk olmak istedim. Binnur çok eski arkadaşım oynamak istedim ama Tülin ile oynadım. Zaten Binnur’da setteydi onu da gördüm. Güzel bir dost ziyareti gibi oldu bana. Misafir oldum yani anlayacağınız.

Kırmızı Oda dizisinin 5. bölümünden bir kare
Bu zamana kadar oynadığınız hangi dizi karakterini daha çok sevdiniz?

Ben hepsini sevdiğim için oynadım doğruyu söylemek gerekirse. Sevmediğim bir şey hiç oynamadım kabul de etmedim. O yüzden de herkesin çok fazla bölümü olabilir ama benim sadece sevdiklerimi oynadığım için daha az bir bölümüm var.

Güneşin Kızları 1. Bölümden bir kare (2015)
 Yakın zamanda herhangi bir dizi projeniz var mı ?

Şuanda görüştüğüm bir iki tane var ama okaylediğim bir şey yok henüz.

Yılan Hikayesi 13.Bölümden bir kare (1999)
Oyunculuğunuzun yanında bir de şarkı söylüyorsunuz. Müzik anlamında projeleriniz hiç olacak mı?

Var çalışıyoruz şuan, pandemi olmasa seksen kere olmuştu da. Hatta çok güzel bir müzikal provası yapıyorduk. Arkadaşım da orada Yasemin falan hep beraber, çok güzel bir lansman yapacaktık ama maalesef pandemi en çok bizi bitirdi. Biz tamamen kapattık yani kepenk kapattık. Fırıncı çalıştı bakkal market partiler.. Siyasi partiler miting yapabildiler ama tiyatrolar açılamadı uzun bir dönem. Oteller doldu, otellerin restoranları doldu, otellerin kafeleri barları doldu ama tiyatrolar açık olmasına rağmen gidilmemesi ön görüldü. Biz hayal ettiğimiz hiçbir şeyi  yapamadık. Erteledik diyelim. Biraz tembelliğe de sebep oldu ne yalan söyleyeyim. Ben pandemi öncesindeki ataklığımda değilim. İnşallah eski enerjimize kavuşuruz, enerji kaybımız var. Para kaybını bir kenara koyalım, zaman kaybını bir kenara koyalım benim motivasyon ve enerji kaybım var. Onu nasıl telafi edeceğin onu bilmiyorum.

‘Ünlülük bir meslek değildir’
Emre Kınay ile “Dünyanın Her Yerinden” Online Eğitim adlı bir eğitim programınız var. İçeriğinden bahseder misiniz?  Hangi kitleye hitap ediyor?

Oyunculuk eğitimi yapacağız, oyunculuk nedir ne değildir nasıl bir meslektir. YouTube’a da videosunu koyacağız. Bu soruların cevapları oralarda da var aslında. Oyunculuk sanatını kendinde nasıl kabul eder insan eğitimi aslında. Çünkü oyunculuk şu dönem  gençlerinin de sandığı gibi televizyon dizisinde tırnak içinde ünlü olma işi değil. Yani ünlü olmak isterseniz gider Taksim Meydanı’nda soyunursunuz ve ünlü olursunuz bir anda hele bugün.  Bir tane de selfie koyarsınız kendinizden Taksim Meydanı’nda çıldırdı soyundu diye bir anda ünlü olursunuz. Bütün Türkiye sizi konuşur ama ünlülüğün bir meslek olmadığını daha anlatamadık biz kimseye. Ünlülük bir meslek değildir. Mesleki  ünlülük yaptığınız meslekteki  başarınızın kitlelerce kabul edilmiş halinin adıdır. Ünlü kalp cerrahı vardır çünkü yaptığı beş yüz bin kalp ameliyatının dört yüz doksan bini başarılıdır. O yüzden de herkes kalp ameliyatını onda olmak istiyordur. O yüzden ünlüdür. Aktör beş yüz tane dizi çekmiştir dört yüz ellisi beş yüzü başarılı olmuştur.

O yüzden de bütün yapımcılar onunla dizi çekmek istiyorlardır. O yüzden o oyuncu ünlüdür. ‘ Abi bende ünlü olmak istiyorum’ diye gelen o mesajların hangi birine ne yazayım bilmiyorum ama ülkenin birilerinin getirmek istediği noktaya, bizim de o noktaya gelesimiz varmış gibi davranmasını  bu ülkenin insanlarının anlamıyorum. Herkesin bir gelesi varmış ülke tamam cahilleştirilmeye anlamamaya ,anlamasın okuduğunu, ne kadar öğrenirlerse o kadar bilinçlenirler bu da bizim zararımıza olura çalıştı bütün yönetenler. A’sı B’si C’si değil hepsi. Ama insanlar da ona çok hazırmış. Hiç itiraz etmediler yani. Okumayalım etmeyelim hemen televizyon kamera karşısına geçelim ünlü olalım. Çok hazırlarmış o yüzden zor bir iş . Sanat zor bir iş tiyatro bir iş hele böyle bir ülkede. Müslüman mahallesinde salyangoz satmanın tam karşılığı.

Bu Eğitimin belirli bir yaş kitlesi var mı ?

Her yaşta insan var benim birebir eğitimlerim olacak onu yapayım dedim. Oyuncu hocası ile oyuncu adayı gibi. En azından birebir çalışmak için. Ekonomik de tutulacak fiyatı dolayısıyla birebir de onluk paketler haline bir şeyler yapacağım. Bir de sınıf yapacağım . Yaş ortalaması çocuklar hariç 18 üzeri belirli gruplarda sınıflar oluşturacağım. 60 yaşındaki biriyle 18 yaşındaki birini zaten aynı sınıfa koyamazsınız. O yüzden genç diye yasal ve evrensel ölçülerde tanımlanan gruplar beraber çalışacaklar yetişkinler de kendi yaş gruplarıyla yetişkin derslerini yapacaklar. Öyle iki tane sınıf. Birebir dersler yüz be yüz, grup genç ve yetişkin gibi.