PAYLAŞ

Beylerbeyi semti ile Üsküdar arasında kalan Kuzguncuk binlerce yıllık bir tarihe sahip. Semtinadı eskiden “Kosinitza “ olarak anılmaktaydı. Zamanla değişti ve Kuzguncuk oldu. Ancak başka bir kaynağa göre Kuzguncuk semtinin eski adının “Hrisokeramos” olduğu ve altın kiremit anlamına geldiği belirtiliyor. Semtin adı Evliya Çelebi için de farklı şekilde anıldığı belirtiliyor. Evliya Çelebiye göre 2. Mehmet zamanında yerleşmiş bir veli olan ‘Kuzgun Baba’ isminden kaynaklanıyor.

Cengiz Bektaş’ın Kuzguncuk kitabına göre ‘Kuzguncuk’ eskiden  Yahudi köyü olduğu belirtiliyor. Kitapta şu şekilde açıklıyor:

“Eremya çelebi Kömür Kömürciyan, Kuzguncuk’un bir Yahudi Köyü olduğunu söyler:’ Burada hepsi de denize nazır evlerde oturan Yahudiler, vadinin içinden geçmekte olanyoldan cenuba doğru Üsküdar tepesine gider gelirler. Burada Rumlar da ikamet etmektedir. “

3 Din Bir Arada

Kuzguncuk Avrupa Musevileri tarafından Kutsal Topraklar’a varmadan önceki son durak olarak kabul edildiği ve bir kere dahi olsa görmeyi yerleşerek gömülmeyi vasiyet ettikleri söylenmekte. Kuzguncuk’ta Musevi mezarlığı da yer alıyor. Kuzguncuk’a tarihçeye göre önce Museviler sonra Ermeniler, Rumlar ve Müslümanlara kucak açıyor. Bu yüzden semt dinler kardeşliği olarak anılıyor. Paşalimanı kısmı camii çeşme ve bahçeleriyle Türkler tarafından iskan ediliyor. Paşa limanı ayrıca Öküz Limanı olarak da anılıyor. Bu isimle anılmasının sebebi ise Rumeli yakasından getirilen öküzlerin Anadolu’ya götürülmek için kayıklarla nakledilmesinden dolayı olduğu söyleniyor. Diğer bir bilgiye göre  Boğaziçi’nin eski Yunanca’da İnek geçidi anlamına geldiği belirtiliyor.

Kuzguncuk’ta Bir Bostan

İstanbul’daki çoğu bostan zamanla unutularak yok oldu. Ancak sayılı kalan bostanlardan biri de Kuzguncuk’ta yer alan Kuzguncuk Bostanı. Temiz havası ve yeşillikli alanı ile hala ziyaretçilerini ağırlıyor. Kuzguncuk Bostanı’nın tarihi çok eski zamanlara dayanmaktadır. Bostanın adı İlya’nın bostanı olarak da anılıyor. Efsanelere göre 700 yıl önceye dayanan bu bostan, zamanında orada yaşayan Rum İlya adlı bir teyzeye ait olduğu söylenmektedir. İlya teyze ölünce ve varisi olmayınca bostan kalmış. Ancak bostanı ne kadar betonlaştırmak isteyenler olsa da Kuzguncuk halkı buna engel olmuş.  Bostanda ekim alanları bölünmüş şekilde. Mahallelere bölünene ekim alanlarında okullara da yer veriliyor. Parsellere ayrılan alanlara mahalleli, okullar ve bilgi evleri ekim yapabiliyor.